Pages

30 Mart 2013 Cumartesi

Makosen ayakkabılarım =)

 hayırlı geceler canlar :))
ben bilmem eşim bilir i büyük bi keyifle izlerken,taze çekilmiş resim ve yazımla karşınızdayım dostlar..
bu yarışmayı çok seviyorum abi yaa ..bazen yarışmacılar sinir etsede ..oraya gidip yarışmayı çok isterdim :)
neyseeee konuyaa geleyim aslında bu yazıyı bayağdır hazırlamak istiyordum malum fotoğraf çekemediğim için vede vakit bulamadığım için fırsat bulamıyordum eşimi  telefonuyla çektim bende..
yeni aldığım aslında bi iki hafta oldu sanırım ama hiç giyilmediği için yeniler :) daha önce almak istediklerim yazımı okuyanlar vardı onlar bilirler bu tarz bi ayakkabı istiyordum yani aldım çok şükür..çok mağaza gedim istediğim tarz için yine istediğimi deichman da buldum siyah renk istiyordum aslında ama siyah olanın modeli farklıydı ve hoş değildi bende lacivertte karar kıldım eşimle birlikte aldık oda sevdi içime sindi....fiyatı ise 50 tlydi sanırım çok uygun çok daha yüksek olanlarıda vardı..
11 nisanda izmir e uçuyorum inşallah.. tabi bol bol gezeceğim bu rahat papilerimle keyfini çıkarırım artık :D

çok sevdiğim lacivert çantamla da güzel olur
nasıl sizde sevdiniz mi ?
iyi geceler
:)
 
 

26 Mart 2013 Salı

hastalıklar , sorunlar

Merhaba blogcanlar :) .... yine uzun bir ara oldu biliyorum ..ama bazı sıkıntılarımz vardı ufak tefek olarla uğraştık..sıkıntı derken Allah a şükür  büyük bişey değil..daha önceki yazılarımda anlatmıştım oğlum efe nin göz problemi olduğunu...emar  çektirdik, tahliller yapıldı sonuçlar ise iyidi çok şükür ..yani efe nin gözündeki kayma beyine bağlı birşey değil..onun için en son sonuçlarla birlikte geçtiğimiz cuma günü fakülteye tekrar ve son olarak,doktorumuzun vereceği kararı öğrenmek için gittik.. sonuç şu gözünde evet damarlara bağlı bi kayma var ama şimdilik ameliyatlık birşey yok.. arada doktora götüreceğiz bende dikkat edeceğim bakışlarına ama büyük bi yani korkulacak birşey olmadığını söyledi Rabbime şükür.. rahatladık hepimizde :)  durumlar böyle canlar hep yazmak istedi bir türlü zaman bulamadım şimdi ise ben fena halde hastayım boğaz ağrısı ve bütün kemiklerim ağrıyor şu an boynum kafamı zor taşıyor gibi.. bu hastalıklar falan derken birde cep telefonum kırıldı ekranı tamamen çatladı.. yani ben resimlerimi onunla çeker yüklerdim pcye  malesef bir süre resimde yükleyemeyeceğim :( onunda moral bozukluğu vardı tabi ..hal böyle olunca bloga da fazla giresim gelmedi açıkçası .Böyle canım arkadaşlarım Allah bize sağlık versin ki kuzularımıza iyi bakalım zten beni en çok üzen o onlarla ilgilenememek...
benden bu kadar diyorum küçük kuzu uyurken,efede caillou ya dalmışken bende biraz daha dinleneyim ama önce kısa bi sizleri dolaşmak istiyorum... sevgiler

19 Mart 2013 Salı

İkinci bebeği olacağını öğrenince çok sevindi.
3 yaşındaki oğlunu doğacak kardeşi için hazırlamaya başladı…

Bebeğin kız olacağı anlaşıldı.
Oğlu annesinin karnındaki kardeşine her gün şarkı
... söyledi. Kardeşini daha görmeden bir sevgi bağı oluştu.

Zamanı geldi doğum sancıları başladı. Fakat bir sorun vardı. Doktorlar çaresizdi. Bir sezaryen ameliyatı gerekiyordu.
Ameliyat çok zor geçti. Sonunda bebek doğdu.
Bebeğin durumu ciddiydi.

Bebek yoğun bakım ünitesine kaldırıldı.
Günler geçtikçe küçük kızın durumu kötüye gidiyordu.
Doktorlar üzgündü çocuğun kurtulma ümidi yoktu.
Bebekleri için evlerinde bir oda düzenlemişlerdi.
Şimdi cenaze için hazırlanıyorlardı.

Oğulları kız kardeşini görebilmek için yalvarıyordu.

-Kardeşime şarkı söylemek istiyorum- diyordu.

Ama yoğun bakım ünitesine çocukların girmesi yasaktı.

Sonunda kadın kararını verdi. Bebeği nasıl olsa ölecekti. Çocuğunun kardeşini görmesini engellemeyecekti.
Ne yapıp edip çocuğu içeri sokacaktı.

Oğluna oldukça büyük gelen bir ziyaretçi giysisi giydirdi ve yoğun bakım ünitesine soktu. Çocuk yürüyen bir çamaşır torbası gibiydi. Başhemşire onun bir çocuk olduğunu fark etti.

-O çocuğu içeri sokamazsınız- diye uyardı.

Kadın başhemşireye dönerek bağırdı:

-Oğlum kız kardeşine şarkı söylemeden buradan çıkmayacak.

Oğlunu kız kardeşinin yatağına götürdü.

Küçük kız yaşam savaşını yitirmek üzereydi.
Çocuk bir süre kardeşinin yüzüne baktı.
3 yaşındaki bir çocuğun saf temiz pırıl pırıl
sesiyle şu şarkıyı mırıldandı:
-Sen benim gün ışığımsın tek gün ışığım gökyüzü
griyken beni mutlu edersin.

Küçük kız bu sesi tanıdı aniden tepki verdi.
Kalp atışları düzelmeye başladı. Annesi:

-Şarkıyı sürdür- dedi oğluna.
Küçük çocuk devam etti:

-Seni ne çok sevdiğimi asla bilmeyeceksin l
ütfen gün ışığını benden alma bebeğim.

Çocuk şarkıyı sürdürdükçe bebek kesik
kesik nefes almasını hızlandırdı. Annesigöz yaşları içinde:

-Devam et oğlum- dedi.

-Geçen gece uyurken rüyamda seni kollarıma
aldığımı gördüm bebeğim.

Şimdi onu içeri almak istemeyen hemşirenin
yüzü de gözyaşları içindeydi.
Bütün hastane personeli doktorlar başlarına toplanmıştı.
Annesi de coşkuyla şarkıya katıldı.

-Seni ne çok sevdiğimi asla bilmeyeceksin bebeğim.
Lütfen gün ışığını benden alma.

Anne oğul şarkılarını sürdürdü.
Ve küçük kız birkaç gün sonra iyileşti.
Abisineannesine odasına kavuştu.

Sevdiğiniz insanlar için ümidinizi kesmeyin.

Sevgisiz ümitsiz kalmayın.

Söz yürekten çıkarsa yüreğe gider.
Dilden çıkarsa kulağı aşamaz.
İkinci bebeği olacağını öğrenince çok sevindi.
3 yaşındaki oğlunu doğacak kardeşi için hazırlamaya başladı…

Bebeğin kız olacağı anlaşıldı.
Oğlu annesinin karnındaki kardeşine her gün şarkı
söyledi. Kardeşini daha görmeden bir sevgi bağı oluştu.

Zamanı geldi doğum sancıları başladı. Fakat bir sorun vardı. Doktorlar çaresizdi. Bir sezaryen ameliyatı gerekiyordu.
Ameliyat çok zor geçti. Sonunda bebek doğdu.
Bebeğin durumu ciddiydi.

Bebek yoğun bakım ünitesine kaldırıldı.
Günler geçtikçe küçük kızın durumu kötüye gidiyordu.
Doktorlar üzgündü çocuğun kurtulma ümidi yoktu.
Bebekleri için evlerinde bir oda düzenlemişlerdi.
Şimdi cenaze için hazırlanıyorlardı.

Oğulları kız kardeşini görebilmek için yalvarıyordu.

-Kardeşime şarkı söylemek istiyorum- diyordu.

Ama yoğun bakım ünitesine çocukların girmesi yasaktı.

Sonunda kadın kararını verdi. Bebeği nasıl olsa ölecekti. Çocuğunun kardeşini görmesini engellemeyecekti.
Ne yapıp edip çocuğu içeri sokacaktı.

Oğluna oldukça büyük gelen bir ziyaretçi giysisi giydirdi ve yoğun bakım ünitesine soktu. Çocuk yürüyen bir çamaşır torbası gibiydi. Başhemşire onun bir çocuk olduğunu fark etti.

-O çocuğu içeri sokamazsınız- diye uyardı.

Kadın başhemşireye dönerek bağırdı:

-Oğlum kız kardeşine şarkı söylemeden buradan çıkmayacak.

Oğlunu kız kardeşinin yatağına götürdü.

Küçük kız yaşam savaşını yitirmek üzereydi.
Çocuk bir süre kardeşinin yüzüne baktı.
3 yaşındaki bir çocuğun saf temiz pırıl pırıl
sesiyle şu şarkıyı mırıldandı:
-Sen benim gün ışığımsın tek gün ışığım gökyüzü
griyken beni mutlu edersin.

Küçük kız bu sesi tanıdı aniden tepki verdi.
Kalp atışları düzelmeye başladı. Annesi:

-Şarkıyı sürdür- dedi oğluna.
Küçük çocuk devam etti:

-Seni ne çok sevdiğimi asla bilmeyeceksin l
ütfen gün ışığını benden alma bebeğim.

Çocuk şarkıyı sürdürdükçe bebek kesik
kesik nefes almasını hızlandırdı. Annesigöz yaşları içinde:

-Devam et oğlum- dedi.

-Geçen gece uyurken rüyamda seni kollarıma
aldığımı gördüm bebeğim.

Şimdi onu içeri almak istemeyen hemşirenin
yüzü de gözyaşları içindeydi.
Bütün hastane personeli doktorlar başlarına toplanmıştı.
Annesi de coşkuyla şarkıya katıldı.

-Seni ne çok sevdiğimi asla bilmeyeceksin bebeğim.
Lütfen gün ışığını benden alma.

Anne oğul şarkılarını sürdürdü.
Ve küçük kız birkaç gün sonra iyileşti.
Abisineannesine odasına kavuştu.

Sevdiğiniz insanlar için ümidinizi kesmeyin.

Sevgisiz ümitsiz kalmayın.

Söz yürekten çıkarsa yüreğe gider.
Dilden çıkarsa kulağı aşamaz.

@[163491183721098:274:Kadina Dair Hersey]

16 Mart 2013 Cumartesi

KUTU KAPLAMA

Merhaba arkadaşlar..
yine biraz ara verdik biliyorum..bir kaç gündür uğrayamıyorum buralara şu postumda bahsetmiştim efe nin gözleriyle ilgili ..sol gözünde yukarı bakışlarda kısıtlılık var ve büyük ihtimalle ameliyat olacak... Kayseri  erciyes tıp fakultesine götürmüştük ve bir kaç gündür onunla ilgili bazı işlemlerle, tahlil geçtiğimiz çarşamba beyin emarı çektirdik kuzuma..çok zor anlardı hiç sormayın..hayırlısıyla atlatırız inşallah bu günleri bakalım...
bu uğraşılardan önce eşimin aldığı ayakkabının kutusunu bildiğiniz ciltlerle kapladım işte öylesine birşey oldu ben blogcanlara göstereyim dedim..bi kaç blogdada görmüştüm heves etmiştim :p






bant ve makasla hallettim işi :)) bundan sonra bu tarz kutuları atnmıyorum abi..karar vedim koleksiyon yapıcam..hem ıvır zıvır toparlar demi :)
kaplığımızda cici yani kırmızılı kelebekli filan
 
temennim daha sık görüşebilmek
sevgiyle kalın
mutlu olun
tabi en önemlisi sağlık
ha parasızda olmaz
hepsinden biraz
ö p ü c ü k l e r
 

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...